AŞK’DA TADİLAT

Yaralı aşklara tadilat varmış, Onarmak mümkünmü bu virane kalbi

Ve…Birgün herkes anlar, sevdiğinin kıymetini…Ama gidince, Ama bitince, Ama ölünce…
Kısaca; İş işten geçince….
Oysa ki ne kadar da güzel sevmiştik değil mi?Biz sevenler çocuktuk, balonlarıyla oynayan çocuklar kadar mutluyduk.Kelebekler uçuşuyordu sanki bedenimiz de ayaklarımız yerden kesilmişti, yürümüyorduk koşuyorduk adeta.Dünya dönmüyordu bizim için birbirimizin dünyası olmuştuk.Görmüyorduk bizden başka kimseyi Aşık’tık ya hani kör Aşık misali.

Günler birbirini kovaladı, herşey bizim istediğimiz gibi gidiyordu, kimin umrumdaydı ki yer yarılmış, insan-
lar birbirine küsmüş, ağaç dalından kırılmış, yapraklar yere düşmüş.Biz mutluyduk ya yer yarılsa ne çıkar gerisi boştu  gözümüzde.Böyle de devam edecek diyorduk; kimseler bizi de ayıramazdı biz birimize gönülden bağlıydık.Sarılırdık sıkı sıkı tut elimden, seninle sonsuz rüyalar alemin de en güzel masalların kahramanları biz olalım derdik.Belki kızardık,  belki küserdik, kırılır-incinir yine düzelir, küllerimizden yeniden doğardık o da mı olmadı AŞK’a TADİLAT yapardık.Masal gibiydi yaşadıklarımız, ne de güzel rüyalar görüyorduk beraber.

AŞK’a TADiLAT mı olurmuş canım onu da kim icat etmişti.Günler aylara karıştı uyanır olduk rüyalardan , kabus dolu  günler mi bekliyordu bizi bitmek bilmeyen yorgun saatler mi?Kopuyor muyduk yoksa usul usul farkın da bile olmasan, kör  bakan gözlerimiz mi açılıyordu yoksa. Günler aylara karıştı da aylar yıllara erişemedi uyanır olduk rüyalardan bekleyen herşey soğur derler ya biz nasıl  da soğuduk Sevda’dan.Masallarda ki gibi mutlu kahramanları da canlandıramadık.Zaten hep mutlu sonlar şen kahkahalar, Sevda’nın emeği ile gücü masallar da olurdu.Candan isteseydik eğer neden olmasındı çok da güzel olurdu, biz  icat etmiş olurduk AŞK’ın TADİLAT‘ını.Yaşamın kendisiydi AŞK, AŞK’ın TADİLAT‘ını biz yapamadık nafile…

Kısacası biz güzel sevdik…..

Aşk