Fedakarlık

Bir hayat bir yaşam ve fadakarlık

Bugünkü konumuz fedakarlık; Günümüzde birçok insanın çocukları, annesi, babası,sevdikleri insanlar için fedakarlık yapmaktan çekinmezler
Peki ya hiç tanımadığınız bir kadın ve üç yavrusu için fedakarlık yaparmisiniz ? İlk başlarda belki bir çoğunuz yaparım dediniz degilmi ?
Bu fedakarlıginiz ne kadar bir zaman sürer mesela bir kadın ve üç yavrusunun bakımını nekadar üstlenebilir bir insan
Bir hafta mi ? Bir ay mi ? Bir sene mi ? Çıtayı biraz daha yukseltelim mi ? 5 sene mi ?
Ben söyleyeyim mi tam 28sene bir insan fedakarlık yapabilir mi ?
Evet yapan yapar bu belki sana göre yada bana göre değil Bir insanın hayatında yapmış olduğu fedakarlıklar
sonunda geldiği haksız bir konumdan bahsetmek istiyorum
bu yazımda yaşanmış kendimin birebir olayı yaşayan kadin,eşi ve çocuklarından dinlediğim kadarını sizlerle paylaşmak istiyorum
sadece isim değiştirerek anlatcam insanların rencide etmek istemiyorum. Gelelim konumuza Kadının biri iki kızı ve karnında bir bebekle eşinden ayrılır
ve kimse destek olmaz kadın hamile ve iki kız çocuğu ile kendi başına hayat mücadelesine başlar.
Ve bu mücadele bebek dogana kadar devam eder ve doğum iznine ayrılır. Bayram sabahına gelir bebeğin yarı kırkı yani bebek 20gunluk olmuştur.
Kadının büyük kızı Esra küçüğü gizem ve bebeğin ismi Halil Esra bayram sabahı çok ağlamış
bizde bir yere gezmeye gidelim diye kadın dayanamamış almış çocukları Bursa’ya arkadaşının yanına gelir
ama onlarda memlekete gitmek üzere hazirlanmislar illa sizde gelin diye tuturmuslar. Kadın gitmek istememiş
Ama kızı Esra çok aglayinca hadi gidelim demişler neyse bu kadını orda fakir bir genç ile tanistirmislar
ve genç bu kadını üç çocuğunu görmüş kadını görmüş kadına dönmüş demiş ki eğer benimle evlenmeyi kabul edersen
Allah şahidim olsun öz evladım gibi hepsine bakar of demem demiş.
Kadın adamın bu lafindan etkilenmiş ve evlenmeyi kabul etmiş. Adamı çocukların üvey babası olduğunu bir Allah’ın kulu anlamamis
şehir değiştirmişler kendilerine düzen kurmuşlar tabi bebek büyümüş üç yaşına falan gelmiş.
Kadın bir gün eşine demiski bey bir çocukta senden olsun ne dersin demiş adamın dediği soz bu
(hanım bende isterim kendimden bir evlat olsun ama ben insanım kendi çocuğum olursa ve ben bu yavrulara üvey evlat gibi davranirsam Allah bana sorar ben hesap veremem demiş )
ben bu kelimeyi ömrüm boyunca unutmam ve adam kendinden çocuk yapmamış kadın ve kocası buraya kadar ikiside böyle anlattı

Gelelim kadının anlatmasına Bana kapı çaldığında git sen aç kapıyı dediler gittim kapıyı açtım Dalyan gibi bir delikanlı vardı karşımda
ben ona baktım ve o kafasını kaldırıp bakmadı icimden birseyin akıp gittiğini hisettim ama gelen çocuğun bu olduğunu bilmiyorum ben tras olmuş birini bekliyordum.
Çünkü öyle haber yollamislardi üzerini değiştirsin tras olsun onu birinle tanistircaz demişlerdi.
Ama ben bu gelen delikanlı beğenmiştim içeriye geçti oturdu bizi tanistirdilar meğer beklediğimiz delikanlı buymuş
tuğla indirmekten gelmiş çok vaktide olmayınca hemen üzerini değiştirip gelmiş. Ben ilk böyle gördüm ve zaten ucgun içinde evlendik.
Evlilik hayatimiz boyunca o bana hatun,yavrum ben ona yavrum,hayatım diye seslendim.
Ben eşimden dünyada ve ahirette razıyım Allah’ta ondan razı olsun bana bir kere of dememistir. Peki hatun peki yavrum demiştir.
diye anlattı Gelelim delikanlının anlatmasına Ben eşimi ilk bana kapı açtığında gördüm ama Allah var ben biraz daha kilolu birini bekliyordum
üç çocuğu olunca o değil diye kafamı kaldirmadim tek bana kapıyı açtığında gördüm hayal mayal kafamı önüme egdim onlar benim hatunun neden boşanmış vs anlattılar dinledim.

Küçük bebeği kucagima verdiler ve ozaman eşime söz verdim asla üvey evlat gibi davranmicam dedim öylede yaptim.
Hepsi birbirinden degerlidir. Öz bildim ben onları onlarda beni 28 sene evlilik hayatimizda eşimle büyük kavgamiz olmadı ufak tefek şeyler bana hiç saygıda kusur etmedi
bir dediğini iki olmadı ben onlara onlar bana sahip çıktı birbirimize of demedik dememde demişti. 28senelik evlilik kadının diyalize girip orada vefat etmesiyle sonlandı.
Ve hayat acı yüzünü burada devreye soktu malesef Esra evlenmişti. Gizem evlenmiş boşanmış ve ikinci kez nisanliydi düğün için gün sayılıyordu
Halil yani 20gunluk olan bebek evlenmiş yeni bebeği olmuş annesinin evinde birlikte yaşıyorlardı. Anneleri vefat edince bunca sene fedakarlık yapan babalarını Halil evde istememeye basladi.
Gizem evlendi üç ay evli kadın tekrar boşandı. Ve baba evine geri geldi. Halil sürekli babasından şikayet etmeye başladı. Neymiş onun karısı mecbur değilmiş ona yemek hazırlamaya falan
adam 28senelik evinde İstenmeyen adam oldu bir anda Gizem her ne kadar aile arasında uzlaşma sağlamaya ugrasada birisi öz kardeşi diğeri senelerini onlar için harcamış bir baba
kendi babalarının yapmadıklarını bu adam yapmış bu çocuklara ve Esra ile Halil adamı baba olarak görmüyorlar artık anneleri öldü ya artık
herkesin düzeni ailesi var tabi Halil zaten eve kondu şimdi ise baba evi terk etmiş ortada yok
bunu tek dert eden Gizem diğerlerinin umrunda değil adam yaşıyor mu öldü mü işte bakın 28sene of demeden gündüz fabrikada gece inşaat işlerinde tuğla indiren adam
bukadar sene fedakarlık yapıp kendi babalarının yapmadigini bu adam yapsın siz kalkın adamı kendi evinden kendi yuvasından uzaklastirin
olan kime oldu ölüp gidene mi yoksa 28senin sonunda kendini öyle yada böyle kapıda bulan adam mı
Bence o adam bu dünyada belki kaybetti ama ahireti bence bu üç yetime bakarak kazanmıştır.

fedakarlık