İmkansız aşk

imkansız bir aşk`ı benden dinleyin

Benim kalemimden bir hayat bir yaşam bir umur bir aşk hikayesi. İsim vermeden anlatıcam
Bugünki konumuz imkansız aşk imkansız olan aşkmıdır? Yoksa aşkı doyasıya yaşamamıza izin vermeyen insanlarmı ?
Kız ile çocuk aynı mahallede yaşamalarına ragmen kız ile çocuk hiç konuşmamışlar.
Kız çocugu her görüşünde sebepsiz çocuktan nefret eder, ve annesine sürekli şu çocuk bir ölsün şeker dagıtcam dermiş.
Çocuk kızların kapısının önünden ne zaman motorsiklet ile gecse kız onun geçtigini anlar daha çok çocuga sinir olmurmuş. Gerçi kızda bir anlam veremezmiş kendine
neden sinir olduguna ama geçerken çok ses yaptıgı için sinir oldugunu düşünürmüş.
Kız arkadaşı bakşa bir kızla işe başlamışlar tesadüfen o çocukta orda çalışıyormuş.
İşin ilk günü kavga etmişler kızla çocuk kız zaten nefret ediyordu çocuktan şimdi görmeye bile tahamülü yokuş.
İşi bırakmak istiyormuş ama arkadaşı sürekli çocugun çok yakışıklı oldugundan bahsediyormuş işi bırakma ben bu çocuktan hoşlandım diyormuş.
Kız arkadaşının hatrına kalmaya karar vermiş ve işler daha çok çığrından çıkmaya başlamış.
Kız ile çocugu çalıştıkları yerin arka tarafında marangozhaneye yollamışar. Ve hayatlarının en büyük hatasını yapmışlar diyebilirim.
Kız zaten çoktan nefret ediyor kavge etmişler zaten neyse bunlar marangoz haneye girmişler.
Çocuk kızın kolunu tutup sen arızamısın ? Kızım sen sorunlumusun benden ne istiyorsun ? Diye lafını bitirmeden kız çocuga tokat atıp kaçmış.
Çocukta kızın arkasından gelmiş millet içinde kızı tutmuş yanagına hafifce dokunmuş birdaha bana vurursan elini kırarım demiş.
Kızda nasıl böyle mi dokunursam demiş tekrar kız çocuga tokat atmış. Bunlar zor ayrılmışlar kavga bitmiş kızın arkadaşı ile çocuk sevgili olmuş
aradan buzlarda erimiş.Kız çocuk yakışıklı diye sevgili olmuş çocukta kız biraz serbest biri oldugu için
bunlar bir hafta sevgili olmuş ve ayrılmışlar. Bizim kız şu çocugu sevmeyen varya o bunları barıştırayım diye ugraşırken
çocuk demiş bu benimle barışmaz gel biz buna oyun yapalım sevgilimişizin gibi yap bu bizi kıskansın bana dönsün. Neyse bunlar sözde sevgili olmuşlar ya
iş ciddiye dönmüş ve güzel bir aşk dogmuş aralarında hani enbüyük aşklar nefretle başlar ya
okadar mutlularmışki aradan 1 sene geçmiş. herşey çok güzel artık evlilige dair planlar yapıyorlarmış.

Kızın babası duyunca ortalık savaş alanına dönmüş. kızı dövmüş ayrılcan demiş, kız bırakmamış.
çocugu evinden almış gecenin bir yarısı, kafasına silah dayamış kızımı bırak yoksa öldürüm demiş.
Çocuk ben kızını seviyorum ayrılırsam biz zaten ölürüz demiş. Adam çocugu bırakmış eve gelmiş kızını uykudan uyandırmış.
Önünede silahı koymuş demişki seç evlenirseniz ikinizide öldürcem demiş ya bırakcan yada sizi öldürcem demiş kızınada biraz zaman vermiş.
Kız günlerce düşünmüş napsam kaçsak gitsek daha askere gitmedi beklesek duyarsa zaten öldürür. Günlerce evden dışarıya adım atamamış.
Çocukla konuşamıyormuş. Kızın babası demiş düşündünmü kız demiş tamam bırakcam kız çocugu bırakmış.
Kız demişki benimle ölcene gitsn yaşasın ama başkasının olsun yaşadıgını nefes aldıgını bileyim.
Çocuk askere gitmesine 3 gün kala asker dügünü yapmış ve camiden anos verdirmiş. filancanın asker eglencesi var herkez davetidir diye.
kız o gece napmış yapmış o dügüne gitmiş. ve piyanist anos yapmış, çocugun ismini söyleyerek, özel birine demiş.
Bahadır Aydogandan ölecegim senin için şarkısını çaldırmış. bu şarkı ikisinin şarkısıymış.
daha şarkı yarı olmadan kız dügünü bırakıp evine giderken, çocuk peşinden koşmuş demişki.
kızın ismini söyleyerek, askere gidiyorum ve geri gelmeye bilirim ya sen beni hiçmi sevmedin?
niye bırraktın beni, hani biz ölümüneydik demiş. Kız dönmüş demişki ben ölümüne dedim senin ölümüne demedim.
sen yaşa ama bensiz yaşa, senin ölmene dayanamam ve benimle ölmendense başkasıyla yaşa yaşadıgını bileyim nefes aldıgını bileyim demiş.
ve son görüşmeleri o olmuş, çocuk askere gitmiş o gelmeden kız zaten evlenmiş kız hiç sevmedigi biriyle evlenmiş.
Çocuk askerden gelince alkol ve uyuşturucu bagımlısı olmuş. kızın dersen mutsuz bir evliliği varmış.
9 sene sonra denk gelmişler çocuk kıza demişki bize en büyük kötülügü baban degil sen yaptın demiş.
belki dedigi doruydu ama kız ozaman pek saglıklı düşünemiyordu bir birini bukadar seven insanlar bazen kendi canını hiçe sayıyorda.
ah o sevdigi yokmu bakarken içinin titredigi gözünden bile kıskandıgı koruyup kolladıgı saçının teline kurban oluyorsun.
ya ah işte ona nasıl kıycaksın göz göre göre nasıl ölüme yollicaksınki insan sevdigine kıyarmı kıyamaz dimi.
aslında çocuk çok iyi biriydi adam neden sevmemişti ki çocugu. oysa kızı kendi canından çok çocugun canını düşünürdü.
Çocukta kız için canını vermeye hazırdı böyle büyük bir aşkı görmemek nasıl bir vijdansızlık diyorlar.
ya sevmedigin birinle bir ömür geçirmektense sevdiginle bir saat bir ömre bedeldiye peki sevdiginin canıysa söz konusu.
bir saat diyebilirmisin kendi canın neysede ona birşey olmasın diyor insan ve ikisini canından çok seven insan bir başka hayatlarda geçip gidiyor ömürleri.
kader kısmet işte demek kaderleri böyleymiş böyle olması gerekiyormuş ve böyle olmuş.
herşeyi geçtimde o adam bunca agır yükle nasıl can verecek insan kızının mutsuz olmasını istermi nasıl bir babasın ki sen kızını bir ömür mutsuzluga itebiliyorsun
işte benim kalemimden bir başkasının imkansız aşkını dinlediniz siz siz olun böyle büyük aşkların karşısında degil yanında olun

sevgilerle…

imkansız_aşk